BİLİNÇLİ OLUN

Herkes merak eder : Sporcuyu kim yetiştirir ?
Muhteşem kortlar, profesyonel aydınlatma, mükemmel fitness salonu yetiştirmez !
Şu yıldız sporcunun antrenman yaptığı kulüp yetiştirmez !
Gençliğinde falancayla çalışmış filanca ünlü baş antrenör yetiştirmez !
Ünlü baş antrenörün altına serpiştirilmiş tecrübesiz çocuklar yetiştirmez !
Bedava antrenman, 3-5 turnuva desteği yetiştirmez !
Peki o yetiştirmez bu yetiştirmez kim yetiştirir ?
Sporcuyu ‘kortta duruşundan ve hatta yürüyüşünden tanıyan’ tecrübeli antrenörler yetiştirir.
Sporcuya emek veren, onun daha da iyi olması için okuyan-araştıran-çalışan antrenörler yetiştirir.
Sporcuyu onunla birlikte yaşayan, ter döken, üzülen ve sevinen antrenörler yetiştirir.
Sporcuyu spor ahlakına sahip ve sporcuya spor hayatını da öğreten antrenörler yetiştirir.
Var mı böyle çalışkan ve fedakar antrenörler ?

Ben eminim ki var.
Yeter ki birileri bunu talep etsin.
Yeter ki birileri ‘saldım çayıra mevlam kayıra’ demesin.
Yeter ki birileri ‘eti senin kemiği benim’ demesin.
Eğer böyle antrenörler bulunamıyorsa çocuklarınızı kendiniz yetiştirin.
Okuyun, araştırın, öğrenin, gidip yurtdışında akademilerle konuşun, bilgi alın, destek alın.
Çocuğunuzda bu ışık varsa, kendisi de talep ediyorsa elinizi taşın altına koyun.
Ortada henüz bir başarı yoksa destek beklemek, milli piyangodan büyük ikramiye beklemek gibidir.
Sporcu ve anne-baba bu başarıyı tırnaklarıyla kazıyarak elde etmek zorundadır.
Biraz zaman ayırıp Türkiye’de bugün adını duyduğunuz sporcuları inceleyin. Nasıl olmuş da bir şey olmuş, ya da nasıl olmuş da bunca emeğe rağmen bu kadar olmuş, ne yanlışlar yapılmış görün.
Biraz daha zaman ayırıp bugün dünyada adını duyduğunuz yıldız sporcuların buraya nasıl tırmandığına bakın. Çoğunda ilk antrenörlerinin anne babaları olduğunu göreceksiniz. Başarıyı birileri farkedene kadar yaşadıkları zorlukları farkedeceksiniz. Tabii bir fark daha göreceksiniz. Onları farkeden ve inananlar ile sonuna kadar destekleyen kurumların olduğunu da göreceksiniz. Biz henüz sporcularımıza uydur kaydır destek programları icat edip ‘bu defa olmadı değiştirip bir defa da böyle deneyelim’ yöntemleri uygulayıp ‘Sharapova seyret Sharapova ol’ ya da ‘Federer’i getir tenis patlasın’ gibi mucizeler peşinde koşturuyoruz. Federasyon desteği peşinde koşup, palavra destek programlarının şartlarını tutturmaya çalışmayın.
Oralara gömeceğiniz paraları biriktirip çocuğunuzu yurtdışında doğru dürüst tenis akademilerine gönderin, turnuva oynatın ki dünyada neler oluyor anlayabilsin.
Kendi yolunuzu kendiniz çizin.
Yanınızda bir yol gösteren yoksa çalışıp yolu öğrenin.
Hedefi hayal edebilirsiniz ama o hayalle yaşanmıyor, gerçekçi olup gereğini yaparsanız hayal gerçekleşebilir.
BİLİNÇLİ OLUN..